13 Aralık 2018 Perşembe

Ebu’l-Beşer el-Ebyazî Yazdı: Hz. Peygamber’in (sav) Vedâ Hutbeleri

Ebu’l-Beşer el-Ebyazî
Hz. Peygamber’in (sav) Hicretin onuncu yılında (Miladi 632) gerçekleştirdiği haccına Vedâ Haccı, bu esnada toplanan Müslümanlara hitabına da Vedâ Hutbesi adı verilir. Vedâ hutbesi (Hutbetü’l-Vedâ) tabiri İslâm tarihi kaynakları arasında ilk defa Câhiz’in el-Beyân ve Tebyîn’inde zikredilmiş (nşr. Abdüsselam M. Hârûn, I-IV, Kahire 1968, II, 30-31), kendisinden sonra gelen Müslüman müellifler de bu tabiri kullanmıştır. Öyle ki, gerek İslâm dünyasında, gerekse ülkemizde bu tabirin isminde yer aldığı müstakil eserler kaleme alınmıştır.  Hâşim Sâlih Mennâ’nın Hutbetü’r-Rasûl fî Hacceti’l-Vedâ, (Dübey 1996); Cihan Aktaş’ın Vedâ Hutbesi: İnsanın Temel Hakları,(İstanbul 1992); Vehbi Ünal’ın, Peygamber Efendimizin Vedâ Hutbesi,(İstanbul 1998) ve Yavuz Ünal’ın Hz. Muhammed’in Vasiyeti (Vedâ Hutbesi),(Çorum 2006) kitapları buna örnek olarak verilebilir.

Ahanda Cini Gördüm!

Prof. Dr. Cağfer Karadaş
Gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olduğu zamanlardı. İlkokula yeni başlamıştım. Ders dinlemekten, koşup oynamaktan bir hayli yorulmuştum. Eve geldiğimde kimse dokunmasa ya da seslenmese hemen bulduğum ilk yere düşüp uyuyacak gibiydim. Zaten eve geldiğimde işler beni bekliyordu. Eee… ne de olsa ben bir yumuş oğlanıydım. Evin abdest ibriklerini doldurmak, anacığımın ocağı tutuşturmak için istediği tezekleri getirmek benim işimdi. Anlayacağınız köy yerinde yaşına göre herkese bir iş vardı. İşlerimi bitirdiğimde artık uykum da iyice kaçmıştı. Zaten akşam olmuş, sofra hazırlanmıştı. Üşüştük ailecek sofranın başına, Allah ne verdiyse yedik, doyduk. Ne güzel günlerdi o günler… Büyükler arada bir uyarırdı: Yavrum önünden ye, kaşığına az yemek al, sakın sofraya doğru aksırma, döke saça yeme… Sofralar aynı zamanda edep ve adabın öğrenildiği yerdi.

12 Aralık 2018 Çarşamba

Hariciliğe Farklı Bir Bakış-II


Prof. Dr. Mehmet Azimli
Tahkim’de Haklımıydılar?
Hariciler için söylenen yaygın anlatım “hem Tahkim’i istedikleri hem de tahkim gerçekleşince Hz. Ali’ye karşı çıktıkları” şeklindedir.[1] Yani Kur’an sahifelerinin kaldırılması üzerine Haricilerin Hz. Ali’yi Tahkim’e zorladıkları,[2] yaklaşık 20 bin Haricinin Hz. Ali’yi tehdit ederek savaşı bıraktırttığı aktarılır.[3] Bu görüşü teyit bağlamında Hz. Ali’nin “ben size savaşa devam dedim siz bıraktırdınız” dediği nakledilir.[4]

8 Aralık 2018 Cumartesi

حال المسلمين في يومهم هذا

حال المسلمين في يومهم هذا

تفرقوا علي طريق الشيطان واقتتلوا 
  قائدهم الكفر واتخذواالاءسلام عدوا 

ماالفرق اءذا بين المسلم وأعدائه
ان كانوا علي نفس الدستور في العيش و القدر

لاوالله لا يفلحون ما داموا يعيشون في ظل كفرهم
والكفار آمرفي امرهم الدهر و الايمان

تركوا القرآن والسنة في وسوسة الشيطان
حتي غلبتهم انفسهم في ارتداد و السفه

يتذبذبون في الضلال لا حلال لهم ولا حرام

احسان ثريا صيرما













5 Aralık 2018 Çarşamba

Hariciliğe Farklı Bir Bakış-I


Prof. Dr. Mehmet Azimli
Giriş
Hariciler, Hz. Ali döneminde ortaya çıkmış olup fikirlerini tam olarak ortaya koyamamış, kendini anlatamamış, sürekli olarak taşkınlıklarıyla gündeme gelen, bu sebeple marjinal olarak yaşamak zorunda kalan bir gruptur. Dindardırlar, Kur’an’ı her konuda öncelerler. Bunlarda samimi bedevi imanı vardır. Cömert ve sertlikleri ile meşhurdurlar.[1]

Yazarlar

Beyan Yayınları

DEL PIERRO

DEL PIERRO
PIERRE MARTIN