19 Temmuz 2017 Çarşamba

Hz. Aişe'nin Yaşı-III

Prof. Dr. Mehmet Azimli
Yoldan Çıkarıcı(!)
Doğrul, Hz. Aişe’nin nişanlısı Cubeyr b. Mutim’in annesinin Hz. Ebu Bekir’e “Eğer bu kız benim evime girerse oğlumu atalarının yolundan çıkarır” sözünü[2] delil getirerek, Hz. Aişe’nin dini etkinliğinden dolayı nişanın bozulduğunu belirtmektedir. Sonuçta bu nişanın nübüvvetten önce vuku bulduğunu dolayısıyla da Hz. Aişe’nin evlilik yaşının rivayetlerde zikredilen yaştan daha büyük olduğu sonucuna ulaşmaktadır.
Doğrul’un İbn Hanbel’den naklettiği, Cubeyr b. Mutim’in annesinin Hz. Ebu Bekir’e söylediği sözün tercümesi de yanlıştır. Bu yanlış tercüme, Doğrul’un rivayetten yanlış sonuç çıkarmasında etkili olmuş olmalıdır. Doğrul’un yaptığı tercümeden, kadının oğlunu yeni dine sokacak şahsın Hz. Aişe olduğu anlaşılırken, rivayetin doğru tercümesinde söz konusu şahsın Hz. Ebu Bekir olduğu anlaşılmaktadır. İbn Hanbel’deki rivayetin tercümesi şöyle olmalıdır: “Ey Ebu Bekir! Oğlumuzu senin kızınla evlendirdiğimizde, sen onu yeni dinine sokmak istersin.”[3] Bizim tercümemize göre; kadının korktuğu şahıs Hz. Aişe değil, bilakis Mekke döneminde birçok kimsenin hidayete ermesine vesile olan Hz. Ebu Bekir’dir. Kadın bundan dolayı oğlu Cubeyr’in Hz. Aişe ile evliliğini bozmuştur. Doğrul, ayrıca bu rivayeti kabul edip kendisine delil olarak aktarırken, aynı rivayetin birkaç satır sonrasında yer alan; Hz. Aişe’nin 6 yaşında Hz. Peygamber’le sözlendiği ifadelerini maalesef göz ardı etmektedir.
Rıza Savaş da aynı rivayetten yola çıkarak, Cubeyr ile nişanın Hz. Ebu Bekir’in faal olarak tebliğe başlamasından önce olduğunu, buradan da nişanın bozulduğu nübüvvetin 10. yıllarında Hz. Aişe’nin 14-15 yaşlarında olabileceği sonucuna varmaktadır.[4] Bu tespiti esas kabul edersek akla şu soru gelmektedir: Eğer bu nişan nübüvvetten önce veya en azından nübüvvetin ilk yıllarında yani Hz. Ebu Bekir’in faal olarak tebliğe başlamadığı yıllarda oldu ise, Hz. Ebu Bekir’in tebliğ faaliyetlerini gözleyen Cubeyr’in ailesi neden nişanı bozmak için Hz. Hatice’nin vefatına kadar 10 yıl beklemiştir? Bu nişanı daha önce bozması gerekmez miydi?
İki Kardeş
Rıza Savaş, Hz. Aişe’nin abisi Abdurrahman ile aynı anneden doğduklarını göz önüne alarak, iki kardeş arasındaki yaş farkını Hz. Aişe’nin yaşının tespitinde delil olarak kabul etmiştir. Ona göre, o dönem şartları içinde iki kardeş arasındaki yaş farkının 10 yaş kadar olamayacağı ve ancak 1-2 yaş olabileceği tezinden hareketle, Hz. Aişe’nin de evlendiği sırada 18 yaşlarında olacağını belirtmektedir. Çünkü Abdurrahman Bedir savaşında 20 yaşlarındadır. Buna göre, aralarında 1-2 yaş fark bulunması gereken Hz. Aişe de 18 yaşlarında olmalıdır.[5] Savaş’ın yukarıdaki tezini, o günkü Arap toplumunda yaygın olan çocuk edinme koşulları içinde makul kabul etmek gerekir. Ancak genel olan bu durumun, her özel durum için de aynı şekilde değişmez bir yasa imiş gibi kabul edilmesi bilimsel olmadığı gibi delil olarak da kabul edilemez. Bu sadece bir varsayımdır. Bir bilgiye/belgeye dayanmamaktadır. Çünkü bir kadından doğan çocuklar arasındaki yaş farkının şu ya da bu miktarda olmasını sağlayacak birçok neden olabilir. Bu nedenleri tespit etmeden, yukarıdaki gibi bir iddiada bulunmak kabul edilebilir bir durum değildir. Bu nedenle, Hz. Aişe’nin yaşının büyüklüğünü söz konusu yaklaşımla ispatlamak mümkün gözükmemektedir.
Şaz Rivayet
Konu ile ilgili bir diğer iddia da; Hz. Aişe’nin 9 yaşında evlenmiş olduğuyla ilgili rivayetlerin gayet az ve şaz olduğundan hareketle, onun 17-18 yaşlarındayken evlenmiş olması gerektiği şeklindedir.[6] Ancak durum tam tersinedir. Hz. Aişe’nin 18 yaşında evliliği ile ilgili hiçbir rivayet yok iken yani şaz bir rivayet bile yok iken, 9 yaşında evlendiğine dair ise birçok rivayet bulunmaktadır. Bizzat olayın kahramanı Hz. Aişe’nin ağzından 6 yaşında nişanlandığı, 9 yaşında evlendiğine dair birçok tarihi bilginin de varlığı bizim tezimizi güçlendirmekte ve desteklemektedir.[7]
Hz. Peygamber’in Hz. Aişe ile 9 yaşında evliliği ile ilgili rivayetleri destekleyen başka rivayetler de vardır. Şöyle ki; Hz. Aişe, evlendikten sonra kız arkadaşlarıyla oyunlar oynadığı ve oyuncakları olduğunu söylemiştir. Eğer, iddia edildiği gibi 18 yaşında evlenmiş olsaydı, bu yaşlarda bir kadının oyuncaklarla oynaması normal ve makul bir davranış olamayacağından, bu konudaki rivayetlerin kabulü imkansız olurdu. Bu rivayetlerin bazıları şöyledir:
Ben sokakta oynarken annem çağırdı, eve kapattı ve evleneceğimi anlattı.[8]
Ben Peygamber’le evliyken evde arkadaşlarımla oynardım. Hz. Peygamber gelince arkadaşlarım kaçardı. Hz. Peygamber gider, onları toplar benimle oynamaları için gönderirdi.[9]
Ben evde arkadaşlarımla oynuyordum. Hz. Peygamber geldi. Oyuncaklarımı kastederek ‘Bunlar nedir ey Aişe!’ dedi. Ben de ‘Süleyman’ın atları dedim,’ güldü.[10]
Sonuç
Hz. Aişe’nin Hz. Peygamber’le evlendiği evlilik yaşı konusunda klasik kaynaklarda yer alan bu kadar bilgi, onun 18 yaşında evlendiğini savunan bilginlerin görüşlerinin isabetli olmadığını göstermektedir. Bu kadar rivayet, sadece yorumla reddedilemez. Rivayetlerin aksine getirilen deliller ise bilimsel olmaktan ziyade tepkiseldirler. Dolayısıyla, Hz. Aişe’nin Hz. Peygamber’in hanesine küçük yaşta girmesinin pek çok hikmet ve hayırlı sonuçları dikkate alınmadan rivayetler değerlendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlar ise tatmin edici olamamıştır. Sonuç olarak bu rivayetleri dikkate alarak diyebiliriz ki: Hz. Peygamber küçük yaşta evlendiği Hz. Aişe’yi hem eğitmiş hem de İslami bilgiler ile yetiştirmiş ve bu arada onun çocukça isteklerine karşı da anlayış göstermiştir.[11]
Bu konudaki tartışmaları noktalamadan önce şu konuyu da aktarmakta fayda görüyoruz. Eğer 9 yaş rivayetlerini esas alırsak, bu noktada 9 yaşında evlendiği bir kızı 18 yaşında dul bırakmak ve Kur’an’daki yasak gereği[12] bir daha evlenememesine sebep olmak zulüm değil midir?[13] şeklindeki bir soru akla gelebilmektedir.
Hz. Aişe’nin on sekizinde dul kaldığı doğrudur.[14] Öncelikle 9 yaşında evlenen Hz. Aişe’den böyle bir pişmanlık hakkında bir rivayet göremediğimiz gibi bu evlilikten ötürü birçok kazancı olduğunu kendisi aktarmaktadır.[15] Kimse ne zaman öleceğini bilemez. Nitekim insanlar çok genç yaşta da ölebilmektedir. Öyleyse bu düşünce ile mantıklı bir sonuca varmamız mümkün değildir. Ülkemizde bile halen 18-20 yaş arasında kocası ölüp ona sevgisinden dolayı bir daha evlenmeyen pek çok kadın vardır. Bu özel bir durumdur; sevgi, aşk gibi çok özel şeyler vardır ki, bunlar bir başkasının kendi öznelliği ile asla tenkit edemeyeceği realitelerdir. Ayrıca sevdiği ile evlenmediğinden dolayı hayat boyu evlenmeyenleri de dikkate alabiliriz.[16] Yine “Hz. Aişe, Hz. Peygamber’le evlenmeseydi ne kaybederdi?” diye düşünmek de gerekir. Eğer evlenmeseydi onun yanında yetişemez, İslam’la ilgili bilgiler konusunda sahabenin kendisine danıştığı birisi olamaz 2210 hadis aktarmazdı. Hatırı sayılır bir fakihe, müfessire, müctehide ve müftiye olmazdı.[17]
Bütün bunlardan sonra özetle diyebiliriz ki: Hz. Aişe’nin Hz. Peygamber’le nişanlandığı yaş 6’dır. Bu da nübüvvetin 10. yılına tekabül etmektedir. Evlendiği yaş 9’dur. Bu da hicretin I. yılında olmuştur. Rivayetlerin geneli bu noktada odaklanmıştır. Bu evlilik o zaman hiçbir kimse tarafından garipsenmemiştir ve o dönemde gerçekleşen buna benzer birçok evlilik bulunmaktadır.
Bireyler ve toplumlar bir tarih dilimine ve kültürel geleneğe aittir. Bundan kopmak imkansızdır. Bu nedenle, herhangi bir tarihi olayı değerlendirirken onu kendi tarihselliği ve kültürel çerçevesi içinde değerlendirmek gerekir. Yoksa kendi şartlarımızı ölçü alarak farklı bir tarih diliminde yaşayan ve farklı toplumsal yapılanmalara sahip birilerini yargılamak, hem doğru değildir hem de bilimsel bir yöntem olarak kabul edilemez.
(Bkz. Mehmet Azimli, Siyer Okumaları, Ankara 2017)








[1] .
[2]      Doğrul, III, 266.

[3]      İbn Hanbel, VI, 211.

[4]      Savaş, 143.

[5]      Savaş, 143.

[6]      Kaplan, agy.

[7]      Bu konuda geniş bilgi ve çeşitli rivayetler için bkz. Buhari, Nikah, 40, Menakıbu’l-Ensar, 43, Müslim, Nikah, 70, 71, Zifaf, 9; Nesei, Nikah, 29; Ebu Davut, Nikah 32; İbn Hanbel VI, 211; İbn Sad VIII, 58; İbn İmad, I, 308; Zehebi, el-İber, I, 60; İbn Hallikan III, 16; İbn Esir, Usdü’l-Ğabe, VII, 189; İbn Hacer el-İsabe IV, 230; İbn Abdilberr el-İstiab IV, 234.

[8]      İbn Sad, VIII, 40.

[9]      Buhari, Edeb, 81; Müslim, Fedailü’s-Sahabe, 44.

[10]    İbn Sad, VIII, 62.

[11]    Hz. Peygamber’in zaman zaman onu eğlendirdiğine şahit oluyoruz. Bir seferinde dışarıdaki oynayan Habeşli bir kadını izletmişti. Hz. Peygamber’in de oynayan bir kadını izlemesi ilginç bir durumdur. Bkz. Tirmizi, Menakıb, 18.

[12]    Ahzab, 6.

[13]    Bkz. el-Mevdudi, II, 535.

[14]    Buhari, Nikah, 40; Müslim, Nikah, 471; Nesai, Nikah, 429; İbn Sad, VIII, 60.

[15]    İbn Sad, VIII, 59.

[16]    Hz. Peygamber’in eşlerinin rahibeler gibi eve kapandıkları belirtilerek, “iki üç geçmezdi ki evlerinden hıçkırık sesi duymayalım” sözü aktarılır. İbn Sad, VIII, 177.

[17]    Mevdudi, II, 538.

2 yorum:

  1. Sayın Hocam,
    Öncelikle emeğinize sağlık. Bu konuyu rivayetler ekseninde ele almışsınız. Peki, Kur'an ayetleri bağlamında, evlilik yaşı konusunda bir "Rüşd" çağı kavramı olduğu ve buluğa ermenin tek başına yeterli olmadığı görüşünü de detaylıca değerlendirebilir misiniz?

    Aşağıdaki linkteki görüşlere, varsa eleştirilerinizi alabilir miyiz?

    http://www.suleymaniyevakfi.org/hocalara-sorun/kucuklerin-evlendirilmesi-kurana-aykiridir.html

    Saygılarımla

    Mehmet Eren

    YanıtlaSil
  2. SelamunAleyküm,
    Emeklerinize teşekkür ediyorum. Bu çetrefilli konuya ışık tutacaktır bir yönüyle. Ama, burada konunun Kur'an' cephesine hiç değinilmemiş oldu. Sizden ricam, Kur'an ayetlerinde geçen rüşd çağı bağlamında da konuyu açıklamanız.

    Aşağıdaki bağlantıdaki görüşleri değerlendirirseniz sevinirim. Umarım yazdıklarımı muhatap alırsınız. Çünkü, çok önemli bulduğum bu konuda fikirlerimi oluşturmak için konunun her cepheden aydınlatılmasını arzu ediyorum. Daha önce de burada yorum olarak sormuştum ama maalesef ne yorumum gözüküyor ne de cevap alabildim.

    http://www.suleymaniyevakfi.org/kutsanan-gelenek-ve-kuran/kuran-ve-gelenege-gore-kucuklerin-evlendirilmesi.html

    YanıtlaSil

Beyan Yayınları

DEL PIERRO

DEL PIERRO
PIERRE MARTIN