29 Mart 2017 Çarşamba

Adalet ve Erdemin Tecellisi Olarak Hikmet

Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya[1]
Devletlerin temelleri adalet üzerine kuruludur. Adalet de hikmetin gücüyle gerçekleşen erdemdir. Zulmün karşıtı olarak hak ve hukukun gerçekleşmesi adaletin varlığıyla sağlama alınır.
Erkeklerin ve kadınların, hakları ihlal edildiğinde, hikmetin şavkı adalet çağrısı yapar. Adalet ve hukuk, hikmetin dilinde ayrı anlamlar kazanır. Âdil olan Hz. Davud, zalim Calut’un iktidarını yerle bir etti. Mülkün yegâne sahibi Hâkimler Hâkimi, Hz. Davud ve Hz. Süleyman’a hükümranlığını yeryüzünde hissettirmesi için, onları, hikmetinden nasiplendirdi. Hikmet bu anlamda adaletin tecellisidir.
Hikmet, Kadîm Kelam’da, İbrahimî geleneğin aşkın mesajları Kur’ân, Tevrat ve İncil’le beraber anılmaktadır. “Hikmetli zikir” Kur’ân, ebedî ve son kitap olarak insanoğluna hakikat ve erdemin ışıklarını kıyamete kadar saçmaya devam edecektir.
Nefis putlarını kırmak ve hidayet kanallarını açmak, hikmet anahtarının sırlı dünyasında mahfuzdur. Anahtar çevrildiğinde, hikmet bilinmeyenlerin bilgisine damlalar halinde düşer, insanoğlunun zihin dünyasında yer bulur.
            Hz. Meryem’in bir tanesi Hz. İsa, Kutsal Ruh Cebrail’in kanatlarından damlayan hikmet iksirinden beslenerek, Kâdir Olan Mevlâ’nın da güç ve kudretiyle çocukluktan gençliğe kadar tüm zamanlarda, takipçilerine Hakk ve hakikati anlattı, anlattı, anlattı… Anlatmakla yetinmeyerek, En Yüce Kudret’in izniyle “çamurdan kuşlara” nefes verdi, doğuştan körlere renklerin ve şekillerin dünyasını görmesi için şifâlar sundu, tenlerinden ayrılan cânları, aslî vatanlarına geri götürdü. Hâsılı, hikmetin tezahürlerine vesile oldu.
            Hz. İsa’ya ulaşan öğüt ve nasihatlerden meydana gelen hikmet kitabı, sapmalara ve sapkınlara karşı koruyucu bir zırhtır. Yıkılmaz kalelerden daha sağlam, girilmez mahzenlerden daha korunaklı, ulaşılamayan hazinelerden daha değerli olan hikmet, zatından başka ilahlardan münezzeh Hakk Teâlâ’nın bildirdikleridir. Nefsin ve şeytanın şerlerinden emin olmanın yolu, hikmetlerden hâsıl olan erdemlerden geçer.
            Duaların en güzellerinden biri, Yaratan’dan hikmetle birlikte ilim talebinde bulunmaktır. Elbette bunlar, irfandan bağımsız ve uzak kalamazlar. Erdemli olmanın formülü; ilim, hikmet ve irfanı, kendi gönül ve zihin dünyasında harmanlayıp mayalandırmakta gizlidir.
Erdemli toplumlar, ancak hikmetle inşa olurlar. Hidayet ve rahmet kapıları, hikmet söyleyen kitapların aydınlığıyla açılır. Zira kapıların ardında öğüt ve nasihat hazineleri bulunmaktadır. O kitap ki, bütün kitaplar onu anlamak için yazılmıştır. İnsanlığa istikamet veren aşkın söz ve hitap, şükürle karşılık bulur. Nitekim, Hz. Lokman’a hikmet şükretmesi için verilmedi mi?
Şükürler içinde evlerde okunan ve zikredilen bu hikmet çiçekleri, huzur ve mutluluk yayan enfes kokulardır. Onlardan dem alan nefisler, Rahman’ın ayetlerini hatırlar.
Hâsılı, Hz. Peygamber, Hz. İsa ve diğer kutlu elçiler, getirdikleri hikmeti gönderildikleri toplumlarına anlatmışlar. İnsanlar ihtilaf ve fitne bataklığına, hırs ve şehvetin azgınlığına düşmesin diye tarih boyunca uyarıcılar olmuşlardır. Bu uyarıcılar, halklarını Allah’tan başkasına itaatten men etmek için, ikaz vazifelerini her türlü zulüm ve işkenceye rağmen yapmaktan geri durmamışlardır. Hakk’tan başka, onların en yakın rehberleri, hikmet ummanından devşirdikleri inciler olmuştur.




[1] İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi.

0 yorum:

Yorum Gönder

Beyan Yayınları

DEL PIERRO

DEL PIERRO
PIERRE MARTIN