15 Nisan 2018 Pazar

Ev Halkım! Bahçeden Ayırmayın Gözlerinizi! Hele ki Bugünlerde…

Prof. Dr. Cağfer Karadaş
Bugünlerde bahçeye dadananlar var. Nereden olduklarını henüz çıkaramadım. Neci olduklarına dair malumatım da olmadı. Maksatları nedir, neyi hedefliyorlar, nereye varmak istiyorlar?... Vallahi ben de sizin kadar biliyorum, yani bilmiyorum. 
Ama farkındayım. Bir şeyler sezinliyorum. Bahçenin etrafında dolanıp duruyorlar. Dün caminin duvarının kenarında da gördüm onları. Yüzlerinin ışığı sönmüş göründü gözüme… Hiç tekin gelmediler, pis pis bakıyorlardı. Arada bir etrafı gözetledikleri de gözümden kaçmadı. 

5 Nisan 2018 Perşembe

Tarih Usûlü Bağlamında Hadîs İnkârcılığı

Doç. Dr. Cahit Külekçi
The Practice of History isimli kitabın müellifi olan Geoffrey Elton, tarih ilminin sistemleşmesinden sonra son dönemlerdeki profesyonel tarihçilerin görevini anlatıları inşâ etmek değil, inşâ edilmiş anlatılara saldırmak olarak belirlemişti. Hatta ona göre tarihçiler genel olarak yalnızca kendi düşünceleri ekseninde anlatılar kurgulamakla kalmamışlar, kendi düşüncesinde olmayan bir başkasının anlatısına saldırmayı zevk haline getirmişlerdir. Alman ekolüne mensup Elton’un bu yaklaşımını tamamen göz ardı etmeden İngiliz tarihçi Theodore Zeldin’in Social History and Total History isimli eserinde tarihçilerin, nelerin yapılması gerektiğinin değil, nelerin yapılamayacağını gösteren bilim adamları olduğunu söylemesi de ayrı bir ironiyi ifade etmektedir. Diyordu ki, insanların giderek artan bir yüzdesi, gökyüzünden onları seyreden atalarının neler düşüneceği ya da tarih kitaplarında kendileri için neler söyleyeceğini değil, sadece yaşadıkları dönemde başkalarının kendileri hakkındaki düşüncelerini dert ediyor.

3 Nisan 2018 Salı

Fetöcü ve Fırsatçı -FİTNENİN İKİ UCU-

Prof. Dr. Cağfer KARADAŞ
Fetöcü
Karmatî, batınî ve haşhaşî ağababalarının çağdaş görünümlüsü. Yeni döküm takiyyeci. Tedbiri elden bırakmaz, takdirden hiç bahsetmez. Efendisi ne derse odur. Söz onun sözüdür. Kendisi onun kıtmiridir.
Her yerde bulunabilir ve hiçbir yerde yabancılık çekmez. Kimseden rahatsız olmaz, kimseyi rahatsız etmeden yapacağını rahat rahat yapar. Herkesin suyuna giderken herkesi suyuna çeker. Herkes suyunda gidiyor sanırken iş bittiğinde herkesin onun suyunda gittiği ortaya çıkar.

31 Mart 2018 Cumartesi

Doç. Dr. Şaban Öz Yazdı: İhsan Süreyya Sırma!

Doç. Dr. Şaban Öz
İhsan Süreyya Sırma!
Bizim nesil için efsane hocalardandır. Öyle böyle değil, ders anlatmasından tutun da Sakarya’da kendisine yapılanlara kadar… Yakından tanımazdık ama duyardık, anlatırdık.
“Türkiye’de belli bir yaş üzerinde olup da namaz kılan, biraz şuur olan herkes Mekke Dönemi ve İşkence ile Medine Dönemi ve Cihad’ı okumuştur.” (İhsan Süreyya Sırma Kitabı, 480-481). Buna Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri kitabını da eklemek gerekiyor kanımca. Elime nereden geçtiğini bizim eve nereden geldiğini hatırlamıyorum ama İslâm’a ve tarihe dair okuduğum ilk kitaplar bunlardı.

30 Mart 2018 Cuma

Prof. Dr. Murat Akgündüz Hoca'yla Röportaj

 
1.     Bize kısaca ailenizden, memleketinizden ve çocukluğunuzdan bahseder misiniz?
1969’da Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesinde doğdum. Daha sonra ailemin yerleştiği İzmir’de çocukluğumu geçirdim.

2.     Eğitim hayatınız ile ilgili bilgi verir misiniz?
İlk ve orta eğitimimi İzmir’de tamamladıktan sonra 1986’da girdiğim Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden 1991’de mezun oldum. Aynı yıl İslam Tarihi alanında başladığım yüksek lisansımı 1994’de, doktoramı 1999’da tamamladım.
3.     Neden İslam Tarihi alanını ve akademisyenliği seçtiğinizi anlatır mısınız?
İlkokuldan itibaren çok kitap okuduğum ve tarihe özel bir ilgim olduğundan dolayı İlahiyat Fakültesine girdiğim yıldan itibaren İslam Tarihi alanında akademik çalışma yapmayı hedefledim. Memuriyet hayatına öğretmenlikle başlamama rağmen akademisyenliğe geçmeyi hep düşündüm ve nihayetinde 1993’te yapılan Yurtdışı Lisansüstü Sınavı (YLS) ile Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalına Araştırma Görevlisi olarak atandım. Yurtdışına gidemeyince doktorama Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde devam ettim.

28 Mart 2018 Çarşamba

İnsanlığın Aradığı Genç Nesiller

Dr. Celal EMANET


Yâ Resûlallah! Çi bâşed çün seg-i Ashab-ı Kehf?
Dahil-i cennet şevem der zümre-i ashab-ı tû,
O reved der cennet, men der cehennem key revast?
O seg-i Ashab-ı Kehf, men seg-i ashab-ı tû…
“Yâ Rasûlallah! Ne olaydı, Ashâb-ı Kehf’in köpeği gibi, senin Ashâbının arasında Cennete girseydim. Onun Cennete, benim Cehenneme gitmem nasıl revâ olur? O, Ashâb-ı Kehf'in köpeği; ben ise senin Ashâbının köpeği.”  Molla Câmî

26 Mart 2018 Pazartesi

Manevi Hayatımızda Üç Aylar

Dr. Celal EMANET
İnsanlar, kendisine bahşedilen hayatın akışı içerisinde ister farkında olsun, ister olmasın dünyaya gönderiliş gayesi ve hayatın temel değerleri hususunda farklı yön ve hedeflere doğru kayıp gitmektedirler. Zira insanların pek çoğunun gündemini sahte, yapay oluşum ve problemler teşkil etmektedir. Bu tarzdaki sunî gündemler de çoğu zaman dünyaya asıl geliş gayesi olan Allah’a kulluğu unutturmaktadır. Bu bağlamda insanoğluna dünyanın geçici metaı süslü gösterilmekte ve bu ziynetler onu o kadar çok oyalamaktadır ki; insan, dünyanın bir imtihan yeri olduğunun bile farkına varmaktan aciz hale gelmektedir. Dünya imtihanını kaybetmek veya kazanmak, her şeyin üzerinde en büyük bir mesele iken gaflet sebebiyle insanların çoğu, dünyada ebedî kalacakmış gibi yaşayarak âhiret için hiçbir hazırlık yapmadan buradan göçüp gidebilmektedirler. Böyle bir kimsenin hâli, üniversite imtihanındaki bir öğrencinin imtihanı hiçe sayarak kafasını masaya koyup uyumasına veya lüzumsuz şeylerle uğraşarak vaktini lüzumsuz yere harcamasına benzer. Bu kimse, imtihanın bitiş zili çaldığında uyanır veya uyandırılır. Fakat iş işten geçmiş olur.

25 Mart 2018 Pazar

Prof. Dr. Adem APAK Hoca'yla Röportaj

 
1.     Bize kısaca ailenizden, memleketinizden ve çocukluğunuzdan bahseder misiniz?

1970 yılında Bursa’nın Orhaneli ilçesi Mahaller köyünde dünyaya geldim. Şu ana kadar bütün ömrüm Bursa’da geçti. İmamlık vazifesiyle 40 yıl hizmet veren babam Hacı Hasan Apak ile ev hanımı olarak bizleri büyüten yetiştiren sevgili annem Ayşe Hanım’ın (o da geçen sene hacı oldu) dört çocuğundan en büyüğüyüm. Annem ve babam çok hareketli, meraklı ve biraz da yaramaz bir çocuk olduğumu söylerler. Nitekim annem “oğlum seni kalem uslandırdı” der. Bu da önceden çok yarmazken okula gidince uslandığım anlamına gelir. İlkokul çağına kadar çocukluğum babamın görevi sebebiyle Bursa’nın Alaaddinbey Köyü (günümüzde mahalle) ile yine Bursa’nın Harmancık ilçesi Delicegüney Köyü’nde geçti. Yaz tatillerinde ise doğduğum köye gidip tarla ve bahçe işlerinde yardımcı olur, akranım olan amcamın oğluyla birlikte amatör anlamda çobanlık yaptım. En sevdiğim çobanlık çeşidi ise hem zor hem de eğlenceli olan oğlak çobanlığıydı. Bir yörük olarak özellikle keçileri-bilhassa da beyaz renkli olanları- hala severim.

21 Mart 2018 Çarşamba

www.siyerarastirmalari.com Yayına Devam Ediyor



Doç. Dr. Şaban Öz rehberliğindeki bir grup akademisyenin Siyer alanında çeşitli projeler gerçekleştirmek üzere oluşturduğu siyerarastirmalari.com sitesi; Türkiye Siyer Kitaplığı, Siyer Çalıştayları, Siyer Tez Değerlendirme Toplantıları, Siyer İnşa, Siyer Okumaları, Çocuk Siyerleri, Ortaokul Öğrencileri İçin Siyer, 11 Ocak Dünya Affetme Günü gibi birçok proje hakkında kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir. Ayrıca bu sitede Siyer alanında yeni çıkan çalışmalar, önemli duyurular ve haberler paylaşılmaktadır. islamtarihi.info olarak siyerarastirmalari.com sitesindeki paylaşımları önemli buluyor ziyaretçilerimize tavsiye ediyoruz.

18 Mart 2018 Pazar

İsyan ve Meşrû Müdafaa Arasındaki Müslümanlar

Dr. Celal EMANET
            Allah’ın yarattığı kâinatta çok küçük bir yere sahip olan dünya, hakikaten sıkıntılı günlerden geçmektedir. Bunun da sebebi yeryüzünün halifesi olmaya namzet insanoğlunun eliyle gerçekleşmektedir. İnsanlar birbirlerine neden eziyet ediyorlar, birbirlerini acımasızca neden öldürüyorlar diyorsanız, o da, bu bilginin cahili olmalarından dolayıdır. Malûmdur ki, Kur’ân-ı Kerîm, değil insan öldürmeyi veya ona zulüm yapmayı, zulme en ufak bir meyil ve rıza göstermeyi bile şiddetle yasaklamaktadır. Fakat günümüzde Müslümanlar açısından bu emrin tam tersi bir tablo söz konusudur. Bu da Müslümanların geçmişlerinden kopuk bir şekilde yaşamalarından kaynaklanmaktadır. Zira tarihte İslam’ın sancağı Müslümanlar tarafından dünyanın dört bir yanında dalgalandırılmıştır. Müslümanlar bu zafer ve fetihlere, yöneticilerine isyan ederek veya kendi halkını öldürerek ulaşmamışlardır. Yaşadıkları topraklara huzur, barış ve selamet getirerek muvaffak olmuşlardır. Bu makalede Müslümanların halife ve yönetici seçimlerini, zalim hükümdarlar karşısındaki tutumlarını kısaca özetleyerek, ’Günümüz insanı bu anlayışların neresindedir?’ bunu takdir etmeyi de size bırakıyorum.

Beyan Yayınları

DEL PIERRO

DEL PIERRO
PIERRE MARTIN